İlim, insanı yücelten; toplumu ayakta tutan en kıymetli değerdir. Bu değer, doğru mekânlarda ve samimi gayretlerle hayat bulur. Suffa Medresesi, ilmi merkeze alan, ahlak ve irfanla bütünleşmiş eğitim anlayışıyla, geleceğe ışık tutacak nesiller yetiştirmeyi hedefleyen müstesna bir ilim yuvasıdır. Suffa’da atılan her adım, bu nedenle ilme açılan bir kapıdır.
Bu kapıdan içeri giren her talebe, sadece bilgi edinmez; aynı zamanda sorumluluk, edep ve hizmet bilinci kazanır. Suffa Medresesi’nde verilen eğitim, bireyi topluma faydalı kılmayı amaçlar. Burada yetişen talebeler, öğrendikleri ilmi yaşantılarına yansıtarak çevrelerine örnek olur, ilmin bereketini çoğaltır.
Suffa’da atılan adımlar yalnızca talebelerin adımları değildir. Bu medreseye destek veren, emeğiyle, malıyla ya da duasıyla katkı sunan herkes de bu ilim yolculuğunun bir parçasıdır. Yapılan her yardım; bir sınıfın kurulmasına, bir kitabın raflara konulmasına, bir talebenin ihtiyaçlarının karşılanmasına vesile olur. Her katkı, ilmin kapısını biraz daha aralar.
Unutulmamalıdır ki ilme verilen destek, karşılığı tükenmeyen bir hayırdır. Suffa Medresesi’ne yapılan her bağış, sadaka-i cariye hükmündedir. Bugün atılan bir adım, yarın bir talebenin duası, ileride ise topluma yayılan bir iyilik olarak geri döner.
Bu ilim yolculuğu, ancak birlik ve dayanışmayla büyür. Küçük ya da büyük demeden yapılan her katkı, Suffa Medresesi’nin temelinde anlamlı bir yer bulur. Çünkü ilim, omuz omuza verildiğinde yükselir; hayır, paylaşıldığında bereketlenir.
Gelin, bu kapının açık kalmasına hep birlikte vesile olalım.
Gelin, Suffa Medresesi’nde atılan her adımı ilme açılan bir kapıya dönüştürelim.
Suffa’da atılan her adım ilme açılan bir kapıdır; bu kapının anahtarı da hayra uzanan ellerdir.





