Bir medrese, yalnızca taş ve harçtan ibaret bir yapı değildir. O; ilmin, irfanın, ahlakın ve kardeşliğin mayalandığı bir mekândır. Asırlar boyunca medreseler, toplumların manevi direği olmuş; ilimle yetişen nesiller, medeniyetlerin temellerini sağlamlaştırmıştır. Bugün de bu kadim mirası yaşatmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. İşte bu sorumluluğun adı: “Bir tuğla da sen koy, bir medrese ayağa kalksın.”
Büyük eserler, küçük ama samimi katkılarla inşa edilir. Bir kişinin tek başına yapamayacağı bir hayır, birlik ve beraberlik içinde mümkün hale gelir. Kimi bir tuğla koyar, kimi bir pencere olur, kimi de bir talebenin duasına vesile olur. Atılan her adım, yükselen her duvar; sadece bir bina değil, geleceğin ilim yuvasını oluşturur.
Bir medresenin kapısından içeri giren her talebe; yarının öğretmeni, alimi, rehberi ve örnek insanı olmaya adaydır. Bugün inşasına katkı sunduğumuz bu medrese, yarın binlerce insanın hayatına dokunacak ilim ve hikmet merkezine dönüşecektir. Bu nedenle yapılan her bağış, geçici bir yardım değil; sadaka-i cariye hükmünde, kalıcı bir hayırdır.
Bir tuğla koymak, miktarla değil niyetle ölçülür. Az ya da çok fark etmez; önemli olan bu hayra ortak olmaktır. Çünkü bu tuğla, sadece bir duvarı değil; bir talebenin hayallerini, bir toplumun geleceğini ve ilimle aydınlanan bir yarını taşır.
Bugün attığımız her tuğla, yarın dualarla yükselecek bir medresenin parçası olacaktır. Birlikte yapılan hayırlar, bereketlenir; paylaşılan iyilikler çoğalır. Geliniz, ilim yolunda bir iz bırakalım. Geliniz, bu hayra omuz verelim.
Bir tuğla da sen koy; bir medrese hep birlikte ayağa kalksın.





